Spor yazarlarından Beşiktaş yorumları

Süper Lig'in 31. haftasında Beşiktaş, Kasımpaşa'yı 3-2 mağlup etti.

Beşiktaş'a galibiyeti getiren golleri Tyler Boyd, Kevin-Prince Boateng ve Güven Yalçın kaydetti. Fode Koita'nın golleri Kasımpaşa'ya puan için yetmedi.

Spor yazarları Beşiktaş'ın aldığı kritik galibiyeti değerlendirdi:

Ali Ece | Fanatik

Beşiktaş ideal seviyesinde oyuncu olamayacağı konusunda Sergen Yalçın da kesinlikle haksız değil. Şöyle açayım: Fazıl Say, blok flüt bile çalamayan adamlara ne kadar Fazıl Say seviyesinde piyano çalmayı öğretebilir ki? Misal, Atiba çalışarak 37’den sonra bile oyun repertuarını geliştiriyor. Atiba iyi futbolcu olmanın da ötesinde o kadar güçlü bir karakter ki 17-45 arasındaki berbat oyuna karşı adeta tek kişilik bir isyan başlattı. Herhalde takım arkadaşları Atiba’dan da utanıp ikinci yarıya daha az kötü başladılar. Lens bekten gelip bir şekilde hücuma katkı yapmaya devam etti. Boateng santrforda fizik gücü yettiği kadar katkı verirken arkasındaki üçlünün ortalama seviyesi uzun süre evlere şenlikti! Neyse ki Güven son bölümde iki kez arka direğe doğru koşu yaptı, birinde golünü attı. Böyle hırs yapıp golü kovalayacaksa her hafta kilo fazlası mı karın kası fazlası mı tartışması devam etsin!

Güntekin Onay | Hürriyet

Beşiktaş adeta golle başladığı maçta savunmada inanılmaz hatalar yaparak 2-1 geriye düştü. Burak Yılmaz’ın sakatlanıp çıkmasının ardından oyuna giren Güven hiç top tutamadı ve siyah beyazlılar, olgun ataklar geliştiremedi. Buna karşılık Roco ve Ruiz gibi 2 ağır stoper ile de Koita ve Thiam karşısında zor anlar yaşadı. Üzerine Gökhan Gönül’ün de sakatlanması Sergen Yalçın’ı zor duruma düşürdü. 37 yaşındaki Atiba oyun kuruyor, top kazanıyor, şut atıyor ve rakip savunmanın boşluklarında topla buluşup istasyon görevi üstleniyor. Ancak siyah beyazlılar Malatya deplasmanında Atiba’sız ve Burak’sız sahaya çıkacak. Son ana kadar maçı bırakmayan ve sıcak havada varını yoğunu ortaya koyan Beşiktaş, oyun kalitesi anlamında geçtiğimiz haftaların gerisinde olsa da formda Kasımpaşa’yı geriden gelip yenerek lige tutundu.

Mehmet Demirkol | Fanatik

Beşiktaş’ın en güvenilir üç temel direği Burak, Atiba ve Gökhan Gönül. Gökhan çok kötü bir günündeydi. Dip yaptı. Sakatlandı ve çıktı. Burak iyi oynarken çok erken sakatlandı. Sergen Yalçın döneminde hücuma iyice yaklaşan Atiba ise neredeyse en uçtaydı. Dolayısıyla orta sahada Elneny’yle kurduğu işbirliği yoktu. Bu şartlar altında 8 maçtır kaybetmeyen ve etkili hücumculara sahip Kasımpaşa karşısında ayakta kalmak 3 puanı almak, hem de geriden gelerek bunu yapmak hiç kolay değil. Koita 45’de çıkana kadar her topu aldığında hem Gökhan hem de stoperler üzerinde büyük etki yaptı. Sadece o değil. Etrafındaki herkes de bir üst seviyeye çıktı. Koita çıkınca Kasımpaşa çok ham bir takım oldu. Hücum gücü eksiye döndü neredeyse. Sergen Yalçın’ın riskli oyun anlayışını Koita’sız tehdit edemediler. Bir oyuncunun bu kadar fark yaratabilmesi inanılmaz.

Attila Gökçe | Milliyet

Beşiktaş geriye düştükten sonra adeta sindi. Devre sonuna kadar yaşadıkları şoktan kurtulamadılar. Sergen Yalçın’ın sakatlanan Burak ve Gökhan’ın yerine oyuna sürdüğü Güven Yalçın’la Boateng oyuna denge getirebilir miydi? Sonradan anlaşıldı ki devre arasında Sergen Yalçın, Beşiktaş takımına adeta kızgın buhar banyosu uygulamış. İkinci yarı başlar başlamaz müthiş bir silkinişle Boateng’in beraberlik golünü buldular. Bu gol, takımda yeni bir motivasyon etkisi yarattı. Maça da soluk soluğa karşılıklı ataklarla, gol pozisyonlarıyla süslenen bir güzellik geldi. Koita’yı ilk yarı sonunda kenara alan Kasımpaşa her şeye rağmen hücumdaki arayışlarını sürdürdü. O bölümlerde Lens’in, Caner’in (birer asistleri var) özverili oyunları, çıkana kadar Atiba’nın arkadaşlarına aktardığı enerji, Diaby ve Güven’i de ısıtmaya yetti. Ruiz’in asisti, Güven’in kafa golüyle günün galibini ilan ederken, Beşiktaş üç basamaklı bir sıçrama yapıyordu.

Cem Dizdar | Fanatik

Bir alan/zaman oyunu olarak futbol, içinden çıkılmaz bir problem koyuyor önümüze; ‘’Golü atmak mı golü yememek mi?’’ Doğru yanıt ‘’gol atmak’’ gibi dursa da, bu doğruyu tümüyle karşılamıyor. Çünkü, golü atmak için uğraşırken top rakibe geçtiğinde gol yeme ihtimalin yüksekse iş temelinden yanlıştır. Beşiktaş ilk devre kolay bir gol attı ancak aynı kolaylıkta iki de gol yedi. Peki sorun neredeydi? Bence, top rakipteyken ne yapacağını bilmiyor oluşlarında. Bir parça savunma/hücum dengesi olan takımlar için Beşiktaş o kadar da zor bir takım değil aslında! İkinci devre başında ilkine benzer bir gol atıp maçı dengeye getirdiklerinde bile ‘’oyun sarsıntısı’’ sürüp durdu. Peki sonuçta ne oldu? Beşiktaş Güven’e nihayet son dakikalarda iki top ulaştırdı. İlki zordu ikincisi gol oldu. Bir puan peşine takılıp ikinci devreyi unutan Kasımpaşa kaybetti, gol atmayı beceren ancak savunması sıkıntılı Beşiktaş kazandı.

Son Haberler